23 Şubat 2010 Salı

Sinir sahibi olup, sınır sahibi olamamak.

Merhaba değerli okurlarım. "Çok mega olaylar yaşadığım için blogla ilgilenemedim" gibi bir yalan söylemeyeceğim, zira bazen gelmeyince gelmiyor. Her zaman kafayı veremiyor insan. Malum kafa bu, her zaman çalışmasını beklemek biraz hayalperestlik olur. Hoş şu anda verimli çalıştığından emin değilim, belki yazdıkça çalışır umudunu taşıyorum; tıpkı 2 ye takıp arabayı "vurdurmak" gibi.

Bugüne kadar çeşitli kadınlardan ve onlarla çeşitli iletişim kurma yollarından bahsetmiştim bildiğiniz üzere. "Aman abi hala fotoğrafçılığa gönül vermiş, indie olaylarına dadanmış hatun kısmından bahsetmedin" konulu mesajlarınızı bol bol almakla beraber, şu an o konuda pek fazla konuşacak bir durumda değilim. Zira uzak durmanız gereken daha tehlikeli şeyler var, bunlardan bahsetmeyi daha uygun buldum bu yazımda.

Beni tanıyanlar bilir, sinirleri kolay zıplayan bir insanım ve "zıplama" hadisesi, belli bir miktar alkol tüketiminden sonra daha efektif hale geliyor. Sinir artışıyla ters orantılı azalan "sınır tanıyabilirlik" ve zararlı sonuçlarından başlayabilirim ilk olarak.


- Sinirlilik halleri.

Genelde okurlarımın bir çoğunun erkek olduğunu ve benim de daha çok "onlara" yardımcı olacak nitelikte yazdığımı düşünürsek hiç de yanılmış olmayız. Hemen konuya gireyim "sinir kötüdür".

sinir kötüdür, zira alkol ile beslendikçe iyice büyür ve kontrol edilemez hale gelir. Özellikle kadın kısmıyla herhangi bir iletişim halindeyken delirip HULK olmamak gerekmekte. Zira yeşil renginize kimse aldırış etmez, çünkü yeşil değil, kerhane ampulü gibi kıpkırmızı olursunuz. Etrafa ve karşınızdaki insana vereceğiniz gerek sözlü, gerek fiziksel zararlar, o zamana kadar katettiğiniz bütün aşamaların gerisine gönderir sizi. hatta belki başlangıç noktanızdan daha da geriye. Evet biliyorum, kadınlar insanları delirtmekte, sinir etmekte gerçekten usta yaratıklar. Ancak sizin de bir şekilde kendinize hakim olmanız gerekiyor. tabi oradan hemen çıkıp "e abi kuul yap kuul yap da nereye kadar?" diye soranlar olacaktır, haklılar. Tavsiyem şudur ki, eğer sinirlenip HULK a dönecek gibi oluyorsanız, artık o işten hiç bir hayır gelmez. Dönün sırtınızı gidin. Valla bak. Hem etkili olur, hem de yeniden kafanıza taktığınızda meseleleri, yalnız başınızayken daha kolay kafanızdan atabilme şansınız olur. Zaten sizi HULK haline getirmeye çalışan hatun kısmı da hakikaten beş para etmez. Sinire kestiğiniz zaman yaptıklarınızın size bir şekilde döneceğini unutmayın, o yüzden sakine vurun. ya da dönün gidin işte. sinirler, bir çok sınırı yıkıp darmaduman edebilir zira. Ve siz o sınırları aştığınızda elinizde olmadan bir çok şeyi enkaza çevirdiğinizi görebilirsiniz.

Kısacası, sinirliyseniz, "hiç" bulaşmayın en baştan. En ufak bir aksilikte, delirmek yerine, dönün sırtınızı gidin. Sağlığınız için en iyisi bu. Avcı da olsanız, insansınız, unutmayın.



- Uzak Durun

Türlü kumpaslar uygulayıp ayarladığınız hatun kişi malesef o aradığınız mükemmel şey olmayabilir. zaten kısa bir süre içinde bunu anlamanız normaldir. Ha tabi seversiniz, bağlanırsınız edersiniz falan (ki en zalım, en acımasızı da budur), ancak vazgeçmek zor gelir. Evet zor gelir belli bir süreden sonra bazı alışkanlıkların terk edilmesi. O sizin çeşitli çabalar ile tavladığınız hatun kişi aslında malın teki çıkmış veya belli bir geçiş dönemi olarak sizi kullanmış olabilir. Ancak bunu bildiğiniz halde gidemiyorsanız, kayalara geldiniz. Zira bu sizi sinir sahibi de yapar, kanser sahibi de, difteri sahibi de. Kayıplarınız sağlık, zaman ve daha bir sürü şey olarak size geri döner. O yüzden demem şudur ki, o kişinin aradığınız kişi olmadığını anladığınızda, ilk absürd kavganızda mesela, sallayın gitsin. Daha binlerce türlü kumpas kusabileceğiniz hatun kişi ve o kumpasları oluşturabileceğiniz bir aklınız varken, bunları kaybetmemeye bakın.



- "ya bitti ama ben hala seviyorum da gibi"

hayır dostlar hayır. alışkanlıkların ne denli zor bırakıldığını bildiğiniz gibi, bu yaşadıklarınızın da aslında "bazı alışkanlıkları" özlemek olduğunu unutmayın. emin olmanız gereken bir husus, siz gider gitmez, onun etrafındaki leş kargalarının "vaay x den ayrıldın demek ehehehe" diye başınıza üşüşecekleri konusudur. evet daha önce "yaa o benim arkadaşım, aramızda hayatta öyle bir şey olamaz" dediği heriflerle düşüp kalkmaya başlaması da uzun sürmeyecektir. bunlara alışın. Tamam avcısınız ama insansınız sonuçta. Taştan yaratılmadığınız için zaten bu kadar derdi çekiyorsunuz, ben de burada çekmemeniz gerektiğini söylemeye çalışıyorum. "ilişki çaba ister" diye bir cümleye inanmanız, bazen çabalarınızın sizi bok yoluna götürmesine sebep olabilir. dikkat edin. Charlize Theron sanıp peşinden koştuğunuz kız YILDIZ TİLBE çıkınca, onu charlize haline getirmeye çalışırsanız, elde vitesle kalmaktan başka bir sonla karşılaşamazsınız.




son zamanlardaki tecrübelerime dayanarak derlediğim bu yazımın da sonlarına yaklaşırken, yine ufak tefek tüyolar vermek istiyorum sizlere, umarım faydası olur cankuşlar.

- İlişkiye başladığınız hatunun "şehrin yenisi, ortamların delisi" olmamasına son derece dikkat etmeniz lazım. Zira"yeaaa orası bizim ortam yeaaa" tarzı cümleler kurup, sizi dünya üzerinde görebileceğiniz en abuk insanlarla tanıştırabilir. Hiç birinin sizi sevmediğini bilirsiniz, ancak henüz ilişkinizin başlarında olduğunuz için kolay kolay sinire kesemediğiniz için, midenizde ağrı yapabilir. O ortamdaki ucubelerin, kızın sizden koşa koşa yanına gideceği adamlardan biri olduğunu düşünün hep.

- İlişkiye başladığınız hatunun yanında mutlaka "akıl hocası" modunda şişman ve çirkin bir arkadaşı olacaktır. Sürekli çeşitli kaş göz hareketleriyle insanı kıl etmesi bir yana, sizin "onun için en kötü seçim" olduğunuzu devamlı ona alttan alttan verecektir. Bu insan sizi en çok sinir eden, gırtlağını sıkmak istediğiniz insan olacaktır. Yazımın başlarında da söylediğim gibi, sinirlenmemeye çalışın, zira bu tipler mayın gibidir. Çarpınca çok ses çıkartır. Ve emin olun o sesler, sizin hakkınızda daha önce çıkanlardan bile daha kötü seslerdir. dikkat edin. Mümkün olduğu kadar uzak durun.

- vee ARKADAŞLAR! ilişki yaşadığınız kızın arkadaşlarının %98 i, her ilişki yaşanan kızın arkadaşları gibi %5000 lavuk tipler olacağı için sinirinizi çok kontrol etmeniz lazım. keza canımlı cicimli mesajları görüp sinire kesersiniz (ki sonuna kadar haklısınız evet) heriflere de, kıza da HÖT MÖT yaparsanız, hanenize eksi puan geçirirsiniz. HÖT MÖT e hiç gerek yok. Gördün mü? kes gitsin. kimselere yazık olmasın.

ve son not, onların dünyasının sizlerden daha dar, daha küçük olduğunu unutmayın. siz onları büyüttükçe kayalara gelenin siz olacağınızı, onları küçük dünyalarında rahat bırakmanın daha efendice, daha mantıklı olduğunu unutmayın.

sinir yapmayın, fazla içmeyin.




hepinize mega günler dilerim.


Erhan Kabakci, 1966 - Yeni Delhi

7 yorum:

PlutonyumSabri dedi ki...

Canımı sıkan nice ilişkide yapmış olmam gerekenleri özeti. Sağol varol nurol üstad.

Adsız dedi ki...

altına imzamı atarım ''KARI MİLLETİ AMINA KOYM'' da yazarım ya bi de o deil de yorumu göndermek için girmem gereken kod kanis. neyse olablir

Adsız dedi ki...

çok samimi ve kaliteli olmuş. lütfen devamı gelsin.

Çağlar Cin dedi ki...

Sen olmasan dağlarda yaşardık büyük reis.

Adsız dedi ki...

abi tam hatunla kavga edip HULK a dönüşüp,telefonu kapattığım bi anda okudum.imdadıma geç yetişti ama değerlendiricem bir sonraki maçlarda

Unknown dedi ki...

"'Charlize Theron' sanıp peşinden koştuğunuz kız 'YILDIZ TİLBE' çıkınca, onu charlize haline getirmeye çalışırsanız, elde vitesle kalmaktan başka bir sonla karşılaşamazsınız."

süpersin, übersin kabakçı.

ano dedi ki...

son paragraf nasıl bir aforizmadır öyle!! birinci sınıf bir insansın gerçekten de!